Afyonkarahisar'a kalemiyle bu kente iz bırakmış usta bir gazeteciyi yaklaşık altı ay önce kaybettik.
Araştırmacı Gazeteci-Yazar Arif Yağcı artık aramızda değil…
Allah rahmetiyle muamele etsin.
Ama asıl soru şu,biz Arif Yağcı’ya olan borcumuzu ödedik mi?
Bugün Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı, Giresunlular Şehitliği olarak biliniyor ve her yıl ziyaret ediliyor, her yıl törenler düzenleniyorsa; bunun ardında Arif Yağcı’nın yıllara yayılan emeği, ısrarı ve gazetecilik sorumluluğu vardır. Yine İmaret Camii avlusunun bugünkü haline kavuşmasında, onun mücadelesi yadsınamaz.
Giresun’da, Arif Yağcı hayattayken bir caddeye adının verilmesi tam anlamıyla bir ahde vefa örneğidir. Peki ya Afyonkarahisar?
Kendi evladı için ne yaptı, ne yapacak?
Bir cadde,bir sokak ya da bir park…
Bu kentte Arif Yağcı’nın adını taşıyacak bir yer neden olmasın?
Bu düşünceler içindeyken, gazeteci meslektaşım Ahmet Sarlık beni aradı. "Yerindemisin" ? diye sordu. Evet dedim yanıma geldi.Biraz sohbet ettikten sonra, konuyu kendisiyle paylaştım. “Bu çok önemli bir mesele” dedi ve not aldı. 11 Ocak Pazartesi günü, Belediye Başkanı Burcu Köksal'a, gazeteciler adına yapılan programda, konuyu dile getireceğini söyledi. Nitekim söyledi de… Başkan Köksal da sağ olsun, bu konuda destek olacağını ifade etti.
Kimin fikriydi, kimin adı anıldı ya da anılmadı. İnanın bunların hiçbir önemi yok.
Önemli olan tek şey var. Arif Yağcı’nın isminin Afyonkarahisar’da yaşatılması. Şimdi hep birlikte bekliyoruz. Bu isim kentin neresine yazılacak?
Gelelim bir diğer meseleye,Gazetecilerin ücretsiz otopark talebi. Bir meslektaşımız, basın çalışanlarının en azından açık otoparklardan ücretsiz faydalanabilmesi yönünde bir öneri sundu. Başkan Köksal'a, belediye başkanı Burcu Köksal ise, bu uygulamanın “kamu zararı” oluşturacağını ifade etti.
Burada durup düşünmek gerekiyor.
Bugüne kadar kaç belediye başkanı geldi geçti. Hangisi gazetecilerden otopark ücreti aldı? Üstelik Turkuaz Basın Kartı sahibi gazeteciler, Türkiye’nin her yerinde otoparklardan, müzelerden, trenlerden ve birçok hizmetten zaten faydalanabiliyor. Bu bir lütuf değil, tanınmış bir hak zaten.
Basın kartı olup aracı olmayan onlarca kişi var. Basın kartı olmayıp gerçekten serbest gazetecilik yapanların sayısı ise bir elin parmaklarını geçmez.
Kamu zararı deniliyor ya. Onlarca kalem harcamalarda bu hassasiyet gösterilmezken, konu gazeteci olunca “kamu zararı” akla geliyor olması gerçekten düşündürücü. Serbest çalışan gazeteciler zaten evlerine ekmeği zor şartlarda götürüyor.
Kazandıkları üç kuruşu da otopark ücretine mi versinler?
Önceki belediye başkanları bu konuda kolaylık sağladı. Bugün de aynı gazeteciler, aynı anlayışı Burcu Başkan’dan bekliyor.
Çünkü gazetecilik, kamu adına yapılan bir görevdir. Ve bu kentin hafızasını diri tutanların, en azından biraz nefes almaya ihtiyacı vardır.
Sevgiyle kalın…
Bir Kente Borcumuz Var Arif Yağcı’nın Adını Yaşatmak
Gazeteci yazar İsmail Öğeday bir yazı kaleme aldı.
Yayınlanma :
14.01.2026 15:57
Güncelleme
: 14.01.2026 15:57
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: