10 Kasım… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anma günü. Bu özel gün, siyaset üstü bir saygı, birlik ve beraberlik günüdür. Ancak bu yıl Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinde yaşananlar, maalesef bu anlamlı günü gölgede bıraktı.
Kaymakamlık tarafından hazırlanan 10 Kasım programı, tıpkı her yıl olduğu gibi ilçenin ileri gelenlerini, protokolü ve vatandaşları bir araya getirdi. Fakat programın ortasında yaşanan bir tartışma, günün ruhuna yakışmayan görüntülere sahne oldu.
Belediye Başkanı Tolga Yıldırım, salona giriş yaptığı sırada halkın dışarıda kalmasından, salonun yetersizliğinden söz etti. Bu sözler kısa sürede ortamı gerdi, tansiyon yükseldi. İlçenin mülki amiri Kaymakam Emrah Aslan ile belediye başkanı arasındaki diyaloglar, “seçilmiş-atanmış” çekişmesi yorumlarına neden oldu. O anlarda kullanılan ifadeler, kameralar önünde sarf edilen sözler, hem Sinanpaşa halkını hem de Afyonkarahisar kamuoyunu derinden üzdü.
Bir ilçede, bir şehirde, bir ülkede yöneticilerin görevi; gerginlik üretmek değil, gerginliği azaltmaktır.
Birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan iki makamın bu şekilde karşı karşıya gelmesi; vatandaşın gözünde devlete olan güven duygusunu zedeler. Üstelik 10 Kasım gibi bir günde…
Sorulması gereken soru şu:
Bu gerginlik seçilmiş olmanın verdiği özgüvenden mi, yoksa atanmış olmanın arkasındaki kamu otoritesinden mi kaynaklanıyor?
Artık Afyonkarahisar’ın gündemi kavgalar, çekişmeler, makam tartışmaları olmamalı. Her gün bir asayiş haberi, her hafta bir kurum içi çatışma… Ne yazık ki bu tablo şehrin imajına zarar veriyor.
Merkezde siyaset biraz duruldu derken, şimdi de ilçelerde yeni gerilimler filizleniyor. Oysa beklenen; birlikte hareket eden, çözüm üreten, örnek gösterilen bir yönetim anlayışıydı.
Kaymakam ile belediye başkanı arasındaki atışma, halkın önünde yaşanmamalıydı. Ne alkışla ne de “Allah sana uzun ömürler versin” gibi ironik sözlerle…
Devlet ciddiyeti, vakar ve karşılıklı saygı gerektirir. Bu görüntüler ne Sinanpaşa’ya ne Afyon’a yakıştı.
Unutmayalım, geçmişte benzer kutuplaşmaların nelere yol açtığını hep birlikte gördük.
Bir ilçeye, bir şehre en büyük hizmet; gerginliği değil, huzuru büyütmektir.
Afyonkarahisar artık, bir günlüğüne de olsa, “kardeşlik ve dayanışma” ile anılmayı hak ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: