Kurban Bayramı arife günü bugün… Yine bir bayram yaklaşırken insan ister istemez durup aynı şeyi düşünüyor: Çocukluğumuzdaki bayramları… Kapısı açık evleri… Sabah erkenden başlayan telaşı… Sokaklardan gelen bayram seslerini… Kolonya kokularını…Bir de şimdi etrafımıza bakıyoruz…
KAPIYI ÇALAN ÇOCUKLAR YOK ARTIK
Hayat hızlandı. İnsanlar kalabalıklaştı ama sanki biraz yalnızlaştı. Kapı çalsın, çocuklara harçlık ve şeker verelim hasretleri başladı. Çünkü artık kapıyı çalan çocuklar yok. Bize bayramı hatırlatan sosyolojik bir gerçeği kaybettik.
Ama ne ilginçtir ki dünyanın neresine giderseniz gidin, bayramların insanlarda oluşturduğu duygu hâlâ çok benzer… Dilleri farklı… Irkları farklı… Coğrafyaları farklı… Ama insanların bayramdan beklentisi aynı: Bir sofrada buluşabilmek… Hatırlanmak… Kapının çalınması… Bir “İyi bayramlar” duyabilmek…
Bizim Türkiye’de çok normal gördüğümüz şeyler var mesela… Bayram sabahı erkenden kalkılır. Evde bir telaş başlar. Büyüklerin eli öpülür. Mezarlık ziyaretleri yapılır. Bizim için sıradan gibi duran bu gelenekler, aslında dünyanın birçok yerinde oldukça dikkat çekici bulunuyor.
AZERBAYCAN
Mesela Azerbaycan’da bayramın en önemli taraflarından biri paylaşmak… Birçok bölgede komşuya kurban eti gitmeden sofraya oturulmasının eksik bir davranış olduğu düşünülüyor. “Paylaşılmayan kurban eksiktir” anlayışı hâlâ çok güçlü. Bizde ise bugün bu durum çoğu zaman kurban etini bir sonraki yıla kadar derin donduruculara teslim etmek anlamını taşıyor.
KAZAKİSTAN
Kazakistan’da ise bayram adeta eski Türk kültürünün izlerini taşıyor. Büyük sofralar kuruluyor, kilometrelerce uzaklıktaki akrabalar bir araya geliyor. Bazı bölgelerde geleneksel at oyunları düzenleniyor. Yaşlıların duası ise bayramın en kıymetli bölümü kabul ediliyor. Bizde ise artık birçok şey toplu mesajlarla çözülüyor. Aynı şehirdeki akrabaya gitmek bile bazen hayal oluyor.
KIRGIZİSTAN VE ÖZBEKİSTAN
Kırgızistan’da insanlar bayram sabahı birbirlerine bereket ve huzur diliyor. Özellikle köylerde toplu ziyaret kültürü hâlâ canlılığını koruyor. Özbekistan’da ise bayram sofraları oldukça zengin hazırlanıyor. Büyük kazanlarda yapılan pilavlar ve aile buluşmaları dikkat çekiyor. Bayram günleri adeta aileyi yeniden bir araya getiren özel günler gibi görülüyor. Bizdeki karşılığı ise bayram öncesi tepsi tepsi baklava hazırlamak ve bayram sonuna kadar gelen ziyaretçilerle o tepsilerin boşalmasıydı. Şimdi ise bu gelenek yavaş yavaş nostaljiye dönüşüyor.
ENDONEZYA
Endonezya ise başlı başına başka bir dünya. Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip ülkelerinden biri olan Endonezya’da bayram öncesi milyonlarca insan şehirlerden memleketlerine dönüyor. Günler süren yolculuklar yaşanıyor. Uzun yıllar bizde de yaşanan bu tablo artık yerini tatil planlarına ve deniz kenarlarına bırakıyor. Anne ve babanın evinde bir araya gelme geleneği, bayram sabahı otellerde açık büfe kahvaltılarla çekirdek aile içinde kutlanan bayramlara dönüşüyor.
HADİ DEVAM EDELİM
Pakistan’da çocuklar kurbanlık hayvanlara isim veriyor. Hayvanlar günlerce süsleniyor. Mahallelerde küçük bir festival havası oluşuyor. Fas’ta ise bayramın merkezi aile… Bayramın ilk günü neredeyse tamamen aile ziyaretlerine ayrılıyor. Büyük sofralar kuruluyor. Aynı masa etrafında üç kuşak bir araya geliyor. Bugün Türkiye’de aynı masa etrafında üç kuşağı bir araya getirebilen aileler artık çok şanslı sayılıyor. Önceden çok sıradan olan bu görüntü, bugün imrenilen bir tabloya dönüşüyor.
VE DİĞER ÜLKELER
Bosna Hersek’te bayram sabahları ayrı bir duygu taşıyor. Osmanlı’dan kalan geleneklerin bazı izleri hâlâ devam ediyor. Özellikle tarihi camilerde oluşan görüntüler insana geçmişi hatırlatıyor. Arnavutluk’ta bayram günlerinde şehir meydanları ve cami çevreleri oldukça hareketli oluyor. Özellikle gençlerin büyüklerini ziyaret etmesi hâlâ güçlü şekilde devam eden geleneklerden biri.
Suudi Arabistan’da ise bayram daha çok geniş aile buluşmalarıyla öne çıkıyor. Özellikle Mekke ve Medine’de oluşan manevi atmosfer, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla bambaşka bir görüntü oluşturuyor. Afrika’nın bazı bölgelerinde ise bayram yalnızca dini bir gün değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın sembolü olarak görülüyor. Yıl boyunca et yiyemeyen insanlar için kurban eti büyük anlam taşıyor.
SORU ŞU ŞİMDİ
Aslında tüm bunlara bakınca insan şunu düşünüyor: Teknoloji gelişiyor… Şehirler büyüyor… İnsanlar değişiyor… Hayat hızlanıyor… Ama bayramlar hâlâ dünyanın diğer Müslüman Ülkelerindeki insanları aynı sofrada buluşturmayı başarıyor. Peki bizde, yani ülkemizde, bu gerçek neden her yıl biraz daha geriye gidiyor? Neden kurban oluyor gelenekler bunu düşünmek lazım bence. Tekrar eski bayramlara dönebilme duasıyla, Mübarek Kurban Bayramınızı kutluyorum. Önümüzdeki Salı görüşmek dileğiyle…
Bu köşe yazısı www.ekonomia.com.tr sitesi ile eş zamanlı sitemizde yayınlanmaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: