Spor Yorumcusu İbrahim Akbal yazdı...
A Milli Futbol Takımımız, 2002 Dünya Kupası'ndan sonra yeniden büyük hedeflerle Dünya Kupası sahnesine çıkmaya hazırlanıyor. Vincenzo Montella yönetiminde zaman zaman oyun kalitesi tartışılsa da, ortaya çıkan tabloya bakıldığında başarılı ve istikrarlı bir milli takım görüntüsü dikkat çekiyor.
Montella'nın Oyun Felsefesi: Kontrollü ve Sonuç Odaklı
Montella'nın tercih ettiği oyun anlayışı, rakibe inisiyatif veren ancak savunma disiplininden taviz vermeyen bir yapı üzerine kurulu. İtalyan teknik adam, alan bırakmadan oynayan ve hızlı hücumlarla sonuca gitmeyi hedefleyen kontrollü bir futbol anlayışını benimsiyor.
Özellikle açık oynayan ve savunma arkasında boşluk bırakan rakiplere karşı oldukça etkili olan bu sistem, taraftarlar tarafından zaman zaman eleştiriliyor. Çünkü futbolseverler daha çok ofansif, tempolu ve baskılı oyunları tercih ediyor. Ancak modern futbolda zaman zaman risk almamak ve kontrollü oynamak da başarı için önemli bir gereklilik haline gelmiş durumda.
Milli Takımın En Büyük Sorunu: Santrfor Eksikliği
Montella'nın elinde birçok bölgede alternatifli ve kaliteli bir oyuncu havuzu bulunuyor. Ancak en büyük problem santrfor pozisyonunda yaşanıyor.
İtalyan teknik adam, çoğu zaman bu bölgede orijinal bir santrfor yerine Barış Alper Yılmaz veya Kerem Aktürkoğlu'nu kullanmayı tercih ediyor. Bu iki oyuncu geniş alan bulduklarında etkili olsalar da, savunmaya çekilen ve dar alanda oynayan rakiplere karşı üretkenlik konusunda sorun yaşayabiliyorlar.
Bunun en net örneklerinden biri Romanya karşılaşması oldu.
Bu nedenle Dünya Kupası gibi üst düzey organizasyonlarda santrfor probleminin çözülmesi büyük önem taşıyor.
Çözüm Deniz Gül mü, Can Uzun mu?
Şu an itibarıyla kadroda bulunan tek orijinal santrfor adayı genç oyuncu Deniz Gül olarak öne çıkıyor. Ancak Deniz Gül halen gelişim sürecinde.
Alternatif isimlerden Can Uzun ise bu pozisyonda değerlendirilebilecek özelliklere sahip. Dar alanda etkili olması, sırtı dönük oynayabilmesi ve pas oyunundaki etkinliği Can Uzun'u önemli bir seçenek haline getiriyor.
Kenan Yıldız da farklı bir çözüm olabilir. Ancak Montella'nın önceki tercihleri göz önüne alındığında yine Barış Alper Yılmaz ve Kerem Aktürkoğlu ikilisine yönelmesi sürpriz olmayacaktır.
Grup Rakipleri ve Milli Takımın Zaafları
Türkiye'nin grup aşamasındaki rakiplerine bakıldığında farklı oyun profilleri dikkat çekiyor.
Avustralya, savunmayı derinde kuran ve kalabalık savunma yapan bir ekip görüntüsü veriyor.
Paraguay da benzer şekilde kontrollü ve savunma ağırlıklı bir futbol oynuyor.
ABD ise ev sahibi olmanın da avantajıyla daha dominant bir oyun anlayışına sahip. Önde baskı yapan ve rakibi karşılayan bir yapı sergiliyor.
Milli takımın en büyük zaafı ise kendisi gibi kontrollü ve derinde savunma yapan takımlara karşı üretkenlikte yaşadığı sorunlar.
Özellikle Avustralya karşısında erken gol bulunamaması halinde Türkiye'nin zorlanma ihtimali bulunuyor. Orijinal bir santrfor olmadan bu tarz rakiplere karşı oynamak da ayrı bir risk oluşturuyor.
Arda Güler Bu Turnuvanın Anahtarı Olabilir
Bu noktada Arda Güler'in bireysel yetenekleri büyük önem taşıyor.
Özel yeteneklere sahip olan genç yıldız, kapalı savunmaları açabilecek yaratıcılığa sahip isimlerin başında geliyor. Milli takımın özellikle grup aşamasında Arda'nın oyun zekâsına ve bireysel becerilerine ciddi şekilde ihtiyaç duyacağı düşünülüyor.
Kenan Yıldız, İrfan Can Kahveci ve şans verilmesi halinde Can Uzun da bu tür maçlarda kilidi açabilecek oyuncular arasında gösteriliyor.
İsmail Yüksek'in Önemi Büyük
Merkez orta sahada fiziksel kalite açısından İsmail Yüksek'in önemi dikkat çekiyor.
Top kullanımı konusunda zaman zaman eleştirilse de savunma yönüyle takımda benzeri olmayan bir profile sahip olan İsmail Yüksek'in, özellikle güçlü rakiplere karşı önemli rol üstlenmesi bekleniyor.
Yunus Akgün ise hızlı hücumlarda fark yaratabilecek ekstra bir silah olarak öne çıkıyor.
"Neden Kadroda Yoklar?" Denilebilecek İsimler
Kadro tercihleri yapılırken bazı isimlerin neden değerlendirilmediği de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Özellikle Aral Şimşir ve Berke Özer gibi form grafiği yükselen oyuncuların milli takım havuzunda daha fazla değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunuyor.
Başarı Santrfor Sorununun Çözümüne Bağlı
Sonuç olarak Türkiye'nin hızlı hücumlar ve geçiş oyunlarında ciddi bir problemi bulunmuyor. Ancak kapanan savunmalara karşı üretkenlik sorunu devam ediyor.
Eğer Montella, santrfor problemine doğru çözümü bulabilirse A Milli Takım grup aşamasını geçerek çok daha büyük hedefler peşinde koşabilir.
Ancak bu soruna çözüm üretilemezse, kağıt üzerinde kolay görünen grupta bile beklenmedik zorluklar yaşanabilir.
Santrfor probleminin çözülmesi halinde ise Türk futbolseverleri, keyif alacakları ve belki de tarihi başarılara uzanabilecek bir Dünya Kupası serüveni bekliyor.
İbrahim Akbal
Spor Yorumcusu

Yorumlar
Kalan Karakter: