Afyonkarahisar’ın doğa harikası, biyolojik çeşitliliğin kalesi Eber Gölü, iklim krizi ve hatalı sulama uygulamalarının pençesinde can çekişiyor. Bir dönem kuş seslerinin yankılandığı, balıkçıların ağlarını umutla suya bıraktığı gölde sular büyük ölçüde çekildi. Geriye ise kurumuş zeminler ve kaderine terk edilmiş kayıklar kaldı.
Mavi Atlas’tan Kahverengi Bozkıra
Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Eber’de su seviyesi kritik eşiğin altına düştü. Eskiden metrelerce derinliğe sahip alanlarda bugün toz bulutları yükseliyor. Suyun çekilmesiyle gölün simgesi hâline gelen geleneksel kayıklar, artık suyun üzerinde değil sertleşmiş toprağın üzerinde duruyor.
Göl kıyısına dizilen ve çürümeye terk edilen onlarca tekne, bölge halkı tarafından “Kayık Mezarlığı” olarak adlandırılıyor.

Balıkçının Ekmeği Kurudu
Göl çevresindeki köylerde yaşayan vatandaşlar için yaşananlar sadece bir çevre felaketi değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik yıkım anlamına geliyor.
- Geçim Kaynakları Yok Oldu: Balıkçılık ve kamış işçiliğiyle geçinen aileler işsiz kaldı.
- Ekosistem Tehlikede: Onlarca kuş türünün göç yolu üzerinde bulunan göl, artık canlılara ev sahipliği yapamıyor.
- Toz ve Kirlilik Arttı: Kuruyan göl tabanından kalkan toz, tarım arazilerini ve hava kalitesini olumsuz etkiliyor.
“Eskiden bu kayıklarla kamış biçmeye giderdik. Şimdi ayağımızı basacak çamur bile kalmadı. Eber bitti, biz de bittik.”
— Bölge sakini
Acil Önlem Çağrısı
Uzmanlar, Eber Gölü’nün tamamen yok olmaması için havza bazlı su yönetimi, kaçak yeraltı suyu kullanımının engellenmesi ve bilimsel bir kurtarma planının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Aksi hâlde Eber Gölü, yalnızca haritalarda adı kalan bir doğa mirasına dönüşme riskiyle karşı karşıya.
Yorumlar
Kalan Karakter: